Ülkemiz 1995’te yaşanan enerji arzı sorunundan sonra hızla kaynakların çeşitlendirilmesi ve yerlileştirilmesi çalışmalarına başladı. Bu çalışmalar 2003 yılında Dr. M. Hilmi Güler’in Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olmasıyla hız kazandı. Enerji verimliliği ve yerli enerji makinaları o dönemde literatümüze girdi. YEKDEM bu dönemde işleme alındı ve yerli üretim ilk defa yüksek perdeden konuşulmaya başlandı. TEMSAN diye bir firmanın varlığı farkedildi, Elektrik İşleri Etüd İdaresi su kaynaklarını bu dönemde tekrar ele aldı. OffSet konusu ilk defa enerji alanına taşındı. ABB gibi Voith gibi uluslararası alanda rekabet edebilen yerli şirketleri kurulması bu dönemde gündeme geldi. Yerli nükleer santral, yerli rüzgar türbinleri, yerli sondaj makinaları bu dönemde gündeme alındı.  Türkiye’de ocak-temmuz döneminde üretilen 162 milyar 131 milyon 457 bin kilovatsaat elektriğin 100 milyar 651 milyon 208 bin kilovatsaatlik kısmı yerli ve yenilenebilir kaynaklardan elde edildi. Bunda uygulanan destek politikalarının ve özellikle yerli üretim hedeflerinin rolü büyük. Bu yolculuk 20 yıl sonunda ülkemiz sanayii içerisinde önemli bir sektörü doğurmuştur. Artık santrallerini kuran, ihraç eden bir sanayiden söz edebiliyoruz. Bunun yeterli bir seviye olmamasına karşılık önemli bir aşama kaydedildiğini söylemeden geçemeyeceğiz. Emeği geçen herkese teşekkür ederiz.

Santral ihraç ediliyor

Türkiye’nin enerjide kaynak çeşitlendirmesi yaparken bir yandan da yerli enerji sektörünü geliştirmek için çalıştığını, enerji meselesinin son yıllarda bir hükümet politikası olarak benimsenmesi neticesinde önemli bir aşama kaydetti. Önümüzdeki 20 yıl içinde 220 milyar dolarlık enerji yatırımı yapmayı planlayan Türkiye’nin gelecek vizyonuna değinen geçmiş dönem Enerji Bakanlığı danışmanlarından Halil Tokel, “İstikrarlı, kararlı ve planlı adımlar atmak suretiyle Türkiye’yi dünyanın enerji üretiminde ilk 10 ülke arasına sokmak mümkün” dedi.  2014’te ilk defa 15 RES’in faydalandığı yerli katkı ilave fiyatı uygulamasından yararlanan tesis sayısı, 1 Ocak 2019 itibarıyla 91’e ulaştı. 1 Ocak 2020’de yerli katkı ilave payından faydalanmak üzere tüm santrallerden 203 başvuru alındı ve bu başvuruların 109’u RES’lere ait. Yapılan geliştirmelerle daha önce sıfır olan yerli üretim, yerli aksam desteği uygulamasıyla da artık rüzgar santrallerinde kullanılan kule, kanat ve jeneratörün en az yüzde 51’inin yerli üretimle karşılanıyor

Yerli Enerji Teknolojileri

Bu dönemde ele alınan yerli projelerden mikro ve mini su türbinleri, biyo-atık geri dönüşüm santralleri, organik atık geri dönüşüm santralleri, gazlaştırma pilot santralleri ve organik petrol tesisleri ile yerli güneş santralleri ele alınabilir. Artık firmalarımız enerji dönüşümlerini yapabilmekte ve bu alanda teknoloji ihracı gerçekleştirebilmektedirler.

İşte 2010’lu yıllardan bu yana geliştirmeye başladığımız Enerji Sektörü Yerlileştirme proje başlıkları;

 

  • MİLRES Milli Rüzgar Enerji Santrali



  • MİLGES Milli Güneş Enerji Santrali



  • MİTES Milli Termik Santral Projesi



  • MİLGT

  • Milli Gaz Türbini Projesi

  • MİLKAZ Milli Kazan Projesi



  • MİLSM Milli Sondaj Makinası



  • MİLPP Milli Petrol Platformu



  • MİLTAS Milli Tarımsal Atık Sistemleri



  • MİNÜS Milli Nükleer Santral


Enerji sektörüne sağlanan teşvik ve destekler ile enerji, su ve gıda alanlarında uygulamaya konmak üzere yeni programlar üzerinde çalışılmaya başlandı.

Yapılan destek programı ile;

- Konvansiyonel enerji teknolojileri (Kömür, doğalgaz, petrol, hidroelektrik)

- Yenilenebilir enerji teknolojileri (Rüzgar, güneş, biyokütle, jeotermal, vd.)

- Nükleer enerji teknolojileri

- Enerji depolama teknolojileri

- Enerji verimliliği alanlarında yapılan Ar-Ge çalışmaları teşvik edilmiştir.

 

Yerli üretim paylarımız arttı

Bu destek politikaları neticesinde Şu an toplam kurulu gücün yüzde 48’inin yenilenebilir enerji kaynaklarından oluştuğunu, rüzgar santrallerinin toplam kurulu güç içindeki payının yüzde 8 olduğunu memnuniyetle görmekteyiz. Bakanlığın verilerine göre kurulu rüzgar gücünde Avrupa’da 6. dünyada 12. sıradayız. 2017-2027 dönemi için belirlediğimiz 10 bin megavat Rüzgar Enerji Santrali (RES) kurulu güç hedefimizin bin 500 megavatlık kısmını tamamladık. 2002’de rüzgar kaynaklı kurulu gücümüz sadece 19 megavattı. 2008’de 364 megavata ulaştık. Bugün 7 bin 500 megavatlara geldik ve inşallah önümüzdeki dönem bu rakam daha da artacak. Son 17 yılda rüzgarda kurulu gücümüz neredeyse 400 kat arttı Ocak-temmuz döneminde 1 milyar 608 milyon 140 bin kilovatsaat elektrik ithal edildi. Geçen yıl aynı dönemde bu rakam 1 milyar 153 milyon 500 bin kilovatsaat olarak hesaplanmıştı. Böylece, Türkiye’nin elektrik ithalatı bu yıl ocak-temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 40’a yakın arttı. Elektrik ihracatı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 38 azaldı. Söz konusu dönemde 1 milyar 82 milyon 335 bin kilovatsaat elektrik ihracatı yapıldı. Geçen yılın aynı döneminde bu rakam 1 milyar 747 milyon 112 bin kilovatsaat olmuştu. Öte yandan, Türkiye’nin geçen yıl haziran sonu itibarıyla 90 bin 420 megavat seviyesinde bulunan elektrikte kurulu gücü, bu yıl haziran sonu itibarıyla 92 bin 97 megavata yükseldi. Türkiye’de bu yılın ocak-temmuz döneminde üretilen elektrikte yerli ve yenilenebilir kaynakların payı ortalama yüzde 62,08 oldu. Böylece, Milli Enerji ve Maden Politikası’nda yer alan elektrik üretiminin üçte ikisinin yerli ve yenilenebilir kaynaklardan yapılması hedefine yaklaşıldı.