Konut satışları düştü
Daha önce bu köşeden inşaat sektörü ile ilgili beklentilerimize değinmiş ve de 2014 yılının özellikle inşaat sektörü açısından hiç de beklenildiği gibi bir yıl olmayacağını belirtmiştik. Çok da haklı çıkmak istemesekte maalesef dediğimiz oldu.
Söz konusu değerlendirmemizde özellikle iş gücü maliyetlerindeki artış, konuttaki katma değer vergisi oranlarındaki değişim, konut piyasasındaki aşırı karlılık ve fiyatlama 2014 için bize inşaat sektörü ile ilgili olumsuzlukları gösteriyordu.
Ayrıca sektörle ilgili belirli göstergeleri kullanarak tahmin yaparken, sektörün karlılığına dikkat çekmiş ve konut fiyatlamalarında, konut üreticilerinin bu kardan biraz feragat etmek suretiyle satışlarda çok önemli düşüşleri önleyebileceklerini de belirtmiştik. Görünen o ki fiyatlama hala istediğimiz düzeyde değil. Bunun sonucu olarak 2014 yılının Temmuz ayı istatistiklerinde konut satışları bir önceki yıla göre bir hayli azalmış durumda.
TÜİK tarafından açıklanan verilere göre Temmuz 2014te satılan konut sayısı Türkiye genelinde 85 bin 101 adet. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde ise bu sayı 106 bin 636. Bu da geçtiğimiz yılın aynı ayına göre konut satışlarının yüzde 20,2 düştüğünü gösteriyor ki sektör açısından oldukça sıkıntılı bir durum.
Verilere göre ilk yedi ayda satılan konut sayısı ise 609 bin 877 adet. Geçen yılın ilk yedi ayında ise 675 bin 621 adet konut satılmıştı. Yani yıl genelinde düşüklük yüzde 9,7 civarında.
Bursada ise Temmuz 2014 döneminde 2 bin 978 adet konut satılmış. Geçen yılın aynı döneminde ise bu sayı 3 bin 928. Yani Bursa ölçeğinde konut satışında azalma Türkiye ortalamasının da üzerinde yüzde 24 olarak gerçekleşmiş durumda. İlk yedi ayda Bursada satılan konut sayısı 22 bin 287 iken geçen yılın ilk yedi ayında bu sayı 24 bin 173 idi. Yani geçen yıla göre bin 886 adet az konut satılmış durumda.
Türkiye genelinde ipotekli satışlardaki azalma ise çok daha fazla. Temmuz 2014 döneminde ipotekli konut satışları geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 32,09 azalmış durumda. Bu da banka kredisi kullanılarak yapılan satışlarda gerçekleşen azalmayı gösteriyor. Bu durum bir anlamda bankaların konut fiyatlamasına gösterdiği tepki anlamına da geldiği gibi aynı zamanda bireylerin uzun dönemli finansal borç altına girme endişesini de gösteriyor olabilir.
İnşaat sektörü ile ilgili tek olumlu taraf yine TÜİK tarafından açıklanan sektörel güven endekslerinde gizli. Aynı dönemde açıklanan sektörel güven endeksine göre; bir önceki ayda; 79,2 olan inşaat sektörü güven endeksi, Ağustos ayında 81,6 değerine yükseldi. TÜİK açıklamasına göre; inşaat sektörü güven endeksindeki artış; alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyinin mevsim normallerinin üzerinde olduğunu değerlendiren ve gelecek üç aylık dönemde toplam çalışan sayısının artacağını bekleyen girişim yöneticisi sayısının artmasından kaynaklandı.
İnşaat sektöründe bir önceki aya göre; alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi endeksi yüzde 2,7 ve toplam çalışan sayısı beklentisi endeksi yüzde 3,3 arttı.
Her ne kadar iyimser bir açıklama olsa da yine de inşaat sektörü daha önceki değerlendirmelerimizde belirttiğimiz riskleri hala üzerinde taşıyor. Özellikle toplam çalışan sayısındaki artış, iş gücü maliyetlerinin artması dolayısıyla maliyete ilave bir yük getirecektir. Faizlerin son dönemde baskı altında tutulmaya çalışılması ve yukarı yönlü bir hareket içerisine girme eğiliminde olması da inşaat sektöründeki riskleri arttırmaktadır.
İnşaat sektörünün bu noktada yapacağı şeyler; daha objektif projelere yönelmek, verimlilik artışları ile maliyetleri azaltmak ya da bir miktar kardan fedakarlık suretiyle konut satışlarında öngörülebilir dalgalanmalara meydan vermemektir. Yoksa yine söylüyorum; her ne kadar sektörel güven endeksi alınan sipariş miktarlarına göre artmış gibi görünse de inşaat için hala riskler devam ediyor.

Sayı: 956 - Sayı'nın Kapağı