Zekiye AKSU

Makine & Endüstri Mühendisi

İnovasyonu, fikrin ekonomik ya da sosyal olarak ölçütlendirilebilen uzun vadeli toplumsal faydaya dönüştürülmesi olarak yanıtlıyorum.
Peki tek kelime ile yanıt verecek olsanız hangi kelimeyi seçersiniz dendiğinde imdadıma, matematik literatürüne “LCD” olarak girmiş (Least Common Denominators) kısaltması yetişiyor. Soru, seçeceğiniz tek kelime bir kısaltma olmamalı ya da Türkçe olmalı kısıtları ile iletilmediğinden; talebe paralel tek kelime ile yanıt vermiş olmanın rahatlığını da kuşanıp takibinde başlıyorum anlatmaya;
Çalışılan başlığın ürün, süreç, pazarlama, örgütsel ya da toplumsal olmasından bağımsız olarak, yenileşim hedefi ile paydaların eşitlendiği değer inovasyondur.
GELECEK KAVRAMI
İnsan için gelecek kavramı
Gelecek kavramını yorumlamadan önce, Türkiye’ de doğan bir kişi için “doğuşta beklenen” yaşam süresini hatırlayalım. Türkiye İstatistik Kurumu (TUIK) verilerine göre bu süre ortalama 78.3 yıl iken, erkekler için 75,6 yıl ve kadınlar için 81 yıldır.
Peki bir insan için geleceğe katkı sağlayacağı süre ortalama 78,3 yıl mıdır? Benim yanıtım “HAYIR”.
TUIK -Hayat Tabloları İstatistik verilerine göre, 30 yaşındaki bir kişi için kalan yaşam süresi ortalama 49.8 yıl iken, erkekler için 47.3 yıl ve kadınlar için 52,3 yıl’ dır. Peki 30 yaşındaki bir insan için geleceğe katkı sağlayacağı ortalama süre 49.8 yıl mıdır? Benim yanıtım yine “HAYIR”.
Kişi için geleceğe katkı sağlayacağı sürenin kaç yıl olduğunu yorumlarken, kişi fikirlerinin bir sonraki nesil(ler) için ne kadar süre ile faydalı/değer görür olduğunun dikkate alınması gerektiğini düşünüyorum. Bir nesli ortalama yirmi beş- otuz yıllık yaş farkı olan jenerasyon olarak dikkate alır isek, artık fikirlerimizin çocuğumuz ya da çocuğumuz olabilecek çağdaki genç için fayda sağlamadığı durumda bayrağı yeni nesle devretmişiz demektir.
Ülkeler – kurumlar için gelecek kavramı
Ekonomik ve politik kalkınma teknolojik gelişmeler ile koraledir. Ülkelerin edindiği refah ve uygarlık düzeyi teknolojik gelişmeler ile sağlanmıştır. Ekonomileri en güçlü ülke ve kuruluşların gözlemlediğim ortak özelliği, sürdürülebilir teknoloji kavramını doğru yorumlamış olmaları ve bu gerekliliği işin merkezinde konumlandırmalarıdır. Bu gözlemimi hangi somut veriye paralel edindiğim sorulduğunda ilk aklıma gelen, inovasyon konusundaki çalışmaları ve yatırımları ile hepimiz tarafından tanınır hale gelmiş, sayıları iki elin parmaklarını aşmayan 6 ila 10 şirketin piyasa değerleri olur. Bu bilgi önemlidir çünkü, sayısı iki elin parmaklarını aşmayan bu şirketlerin piyasa değerlerinin toplamı, GSMH’si (Gayri Safi Milli Hasıla) sırası ile en yüksek olan ABD ve Çin’ i dahil etmediğimiz durumda diğer tüm ülkelerin (ülke bazlı) GSMH’sinden daha yüksektir. (2019 verilerine göre)
Bu bilgide hemfikir isek, sürdürülebilir başarıda en etkili rekabet aracı ve itici güç olarak “kurumsal inovasyon” paydasında kesiştiğimizi anlıyorum. Amacı, üretim ya da hizmet sektöründeki çıktıyı mevcut ve potansiyel müşteriler için cezbedici kılıp, pazarda sürekli güçlenerek büyümek ve sürdürülebilir yer bulmak olarak tanımlıyorum. Farklı bir ifade ile önemli bulduğum, mevcut ve potansiyel müşterilerin markaları nasıl konumlandırdığı ve tercih edip etmedikleridir.
Öncelikle, şirket kültüründe motivasyonu sağlayan fenomeni tespit etmenin ve başarıları bu girdiye paralel onore etmenin, yaratıcı fikir paylaşımının sürdürülebilir olması açısından önemli olduğu düşüncesindeyim. Motivasyonu sağlayan fenomen(ler)e paralel somut başarıların karşılığını almanın her kademeden çalışan için önemli olduğu bir gerçektir. Ancak hem çalışan hem de işveren için asıl önemli olan nicel hedefler ile hep daha iyiye doğru ilerlerken edinilecek imaj yükselişi ve marka değerini arttırmaktır. Nicel hedefler ile oluşturulan kurumsal inovasyon kültürünün üç vazgeçilmezi, inovasyon stratejisinin şirket stratejisi ile uyumlu belirlenmesi, doğru hedeflerin takip edilmesi ve farklı departmanlar arasında ortak sinerjinin yakalanabilmesidir.
Sürekli gelişme için yarın bulacağınız fikrin, bugünkülerin en iyisini gölgede bırakmasını hedeflemelisiniz.
Selam ve saygılarımla.

Kutup Yıldızı Röportajı

BUMKAD, “Kutup Yıldızım” projesi, kariyer yolcuğuna adım atacak değerli mühendis kadın adaylarını, sektörlerinde deneyim kazanmış başarılı dernek üyelerimiz ile bir araya getirmektedir.
KUTUP YILDIZIM projesi, “YÖNÜMÜZ SİZİ, HEDEFİMİZ DAİMA İLERİYİ GÖSTERECEK” mottosu ile gelecek kaygısı yaşayan, kariyer planlamalarında gideceği yolu bulmakta zorluk çeken arkadaşlarımız için, kutup yıldızı olmayı, iş dünyasında ihtiyaç duyacakları birçok konuya yönelik bilgilendirme yapmayı, mühendis adaylarımızın kendine güvenen ve inanan motivasyonu yüksek mühendisler olarak iş hayatlarına adım atmalarını hedeflemektedir.
BUMKAD Proje Ekibi tarafından 2020 yılında uygulamaya alınan proje mentilerinden Arzu ile bir röportaj gerçekleştirdik.
* Seni tanıyabilir miyiz Arzu?
Ben Arzu Onaylı, 1999 yılında Bursa’da doğdum. Bursa Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği 3. Sınıf öğrencisiyim.
* Mühendislik bölümünü nasıl seçtin? Hayallerin nelerdir? Tercih yapmadan önce rol model aldığın kadın mühendisler var mıydı?
Lise yıllarımda matematik ve fizik derslerine olan ilgimden dolayı mühendis olmak istiyordum. Tercih zamanımda yaptığım araştırmalar doğrultusunda çok geniş bir çalışma yelpazesine sahip olan Makine Mühendisliğini seçmeye karar verdim. Bölümüme başladıktan sonra gerçekten de kendime uygun bir bölüm seçtiğimi farkettim.
* Mühendis adayı bir genç kadın olarak, okul hayatın nasıl gidiyor? Bölümünüzde Kadın-erkek sayısı nasıl?
Toplumumuzda özellikle makine mühendisliğinin kadınlar için uygun olmadığı gibi bir yanılgı söz konusu. Ben mesleklerin cinsiyeti olmadığı düşüncesindeyim. Bölümümüz 60 öğrenciden oluşmakta ancak bunların sadece 5’i kadın. Gelecek senelerde toplumdaki bu yanılgının ortadan kalkmasını ve mühendis kadınların sayısının artmasını istiyorum.
* Aynı zamanda BUMKAD Kutup Yıldızım projesinde bir mentisin. Mentilik sürecin nasıl gidiyor? Sana neler kattı bu süreç?
Ekim ayından beri mentörümle görüşmelerimizi gerçekleştiriyoruz. Kariyer planlamamı ve aklımdaki her türlü soruyu kendisine danışabiliyorum. Ayrıca çok tecrübeli bir meslektaşımdan deneyimlerini dinlemekte çok kıymetli. Bu süreçte geleceğim için yapmam gerekenler zihnimde çok daha iyi oturuyor. Bu program ile birlikte geleceğime daha emin adımlarla yürüdüğümü düşünüyorum.
* Dünya çapında seçilen 7 projeden 4. olan bir projenin içerisindesin? Bize projenizden bahseder misin? Projenin diğer projelerden farkı nedir? Neden siz seçildiniz?
Oyak Renault ve Segula Technologies ‘in düzenlemiş olduğu Twizy Contest’20 yarışmasında dört diğer ekip arkadaşım ile birlikte bir senelik bir çalışmanın ardından Türkiye birincisi olup yarışmanın dünya finalinde ülkemizi temsil ettik. Yarışmanın Türkiye için belirlenen teması toplum yararına mobilite çözümlerdi.
Projemizin diğer projelerden farkı belirlenen probleme karşı üretilen çözümün fazlasıyla yeterli olması ve gerçekçi olmasıydı. Ayrıca projemiz hayata geçirildiği taktirde kullanım alanı fazlasıyla geniş olacak yani çok fazla insana yardımı dokunacak bir proje.
* Geleceğini nasıl planlıyorsun?
Geleceğimi planlarken kendimi en iyi şekilde nasıl geliştirebileceğimi ve neler yaparken mutlu olabileceğimi düşünüyorum. Geleceğimi planlamamda Kutup Yıldızım mentorluk projesinin de büyük bir etkisi var. Böyle bir projede menti olarak bulunduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum.
* Son olarak kendin gibi, genç mühendis kadınlara söylemek istedikleriniz var mı?
Toplumda bulunan mühendislik kadın işi değil diyenlere kulak asmayıp, mesleklerine odaklanmalarını ve hep daha iyi olmak için kendilerini geliştirmelerini , karşılarına çıkan zorluklarda pes etmemelerini tavsiye ederim.
Çok teşekkür ederiz.